2013’ün son
ayında yaşanan yolsuzluk operasyonu ve ardından yaşanan siyasi gerginlik TL’in
değer kaybettirmesine neden olmuştu. İçerde yaşanan bu siyasal gerginliğin
etkisi USDTL paritesi her hafta yeni rekor kırmasına ve 2.39 seviyesine
gelmesine neden olmuştu. Bu seviyeye gelmesinde ki en önemli etkenlerden biride
Merkez’in Kararsızlıkları oldu. Bu hafta yaşanan etki ise Merkez’in para
politikası toplantı kararı alması USDTL paritesine düzeltme getirdi ve 2.25
seviyelerine geri çekilmesini sağladı. Bu gece saat 24.00’da Para Politikası
Kurulu yakın dönemdeki gelişmeleri değerlendirecek ve fiyat istikrarı için
gerekli gördüğü tedbirleri açıklayacak. Merkezin yaptığı bu açıklama ile hala
satış baskısı devam ediyor. Piyasalarda beklenen ise faiz artırımı. Benim kendi
düşüncem ise üst sınırda 250 baz puan bir artış olacağıdır. Yaşanan bu
gelişmelerin ardından BIST gün içinde dalgalı seyir izledi ve günü yüzde
65.543.70 puan seviyesinde yüzde -1.59 kayıpla kapadı. Piyasaların istediği
şekilde Merkez’den bir adım gelirse kurda sert satış beklenmelidir. Teknik olarak
2.25’i kırması halinde 2.2350 ve ardından 2.2000 seviyelerine kadar geri
çekilmeler yaşanabilir. Aksi bir durum
olması halinde, eğer piyasaların tatmin olmaması durumun da, USDTL paritesi
yukarı yönlü ralli yapacaktır. Piyasalar kötü bir ortam oluşacak endekslerde
sert kayıplar yaşanacaktır. Buda önemli olan nokta merkez bankasının atacağı
ılımlı adımlardır. Kendi düşünce bu gece ılımlı adımlar gelecek ve USDTL
paritesinde satış baskısı yaşanacak ve 2.23 çevrelerine kadar gerileyecektir.
Bu noktada ABD’den gelen haberlerde önem taşımaktadır. Çarşamba günü
açıklanacak olan Varlık Alım politikası ile ilgili tutanaklar piyasanın
odağında olacaktır. Eğer bugün merkezden olumlu haber gelir ise 2.23 seviyelerinde
kadar gerileme olur ve ardından USDTL paritesi FED etkisine girer yarın aksam
saatlerine kadar Dolar spekülasyonları yaşanır. Benim kendi düşüncem USDTL’de
geri çekilmeler olacak ve bu destek kademelerinden kısa alım tepkileri
gelecektir. Uzun dönemde ise FED’ten gelicek haberler ve Seçim etkisi paritede
2.25 çevrelerinde seyir yaşanmasına neden olacaktır. Gün içinde yaşanacak sert hareketlerde
dikkatli olunmalı ve stoplu çalışılmalıdır.
Venbey Yatırım Araştırma Uzmanı
28 Ocak 2014 Salı
27 Ocak 2014 Pazartesi
Altın Nereye Gidiyor
Geçen hafta 1250-1260 bandında
seyrine devam eden altın haftanın son günü Çin PMI verisinin beklenenden olumsuz
gelmesi ile altın 1260 ons bandını kırarak 1270 seviyesini test etti ve haftayı
kapadı. Altından bu hafta 1260 ons çevresinde işlem görüyor ve hala yukarı
yönlü potansiyeli var. Potansiyelin yukarı oluşmasının altında birçok etken
vardır. Bunları özetle sıralayabiliriz. Geçen hafta düşük gelen Çin PMI endeksi
piyasalarda Çin Ekonomik büyümesinin düşeceği şeklinde algılandı. Buda altına
olan talebi arttırdı. Diğer önemli bir etken Gelişmekte olan ülkelerde
endekslerde değer kayıpları yaşandı. Bu
hafta başında da devam etti. Endekslerin düşmesi altına olan talebi arttırdı.
Diğer önemli etken ise FED’in bu Çarşamba Faiz Kararı ve Varlık alım
politikasına yapacağı açıklamalar altında diğer yön belirleyici etken
olacaktır. Varlık alımlarından sert bir çıkış olmadığı takdirde piyasalar bunu
olumlu algılayacak ve altın 1260ons üstü potansiyel oluşturacaktır. Genel
olarak Dünya’da elinde altın kontratı tutan yatırımcılara baktığımız zaman
büyük bir çoğunluk uzun pozisyondalar. Çarşamba sonrası altına gelecek talep
1270 seviyesinin hedef görülmesine neden olacaktır. Teknik olarak baktığımız
zaman altın 1260ons altında kalması dâhilinde 1255 ve 1250 desteklerine kadar
geri çekilme ihtimali olabilir. Ancak, 1250ons kırılmamadan altında satış
baskısı oluştu demek yanlış olur. 1250 ons kırılması halinde ilk olarak 1230 kademelerine
kadar geri çekilecektir. Bu kademleri bırakması halinde 1200 ons en kötü
senaryodur. Diğer bir yandan söylediğimiz sebepler dâhilinde 1260ons üstü
potansiyel oluşursa 1270 direnci hedef olarak görünecektir. Kırılması halinde
1300 seviyesine kadar ralli yapabilir. Bu hafta içinde 1300 ons üstü potansiyel
oluşacağını düşünmüyorum. Altın için 1250 ve 1270 önemli seviyelerdir. Bunların
kırılması dâhilinde piyasa yönünde long ve short pozisyona girilebilir.
18 Aralık 2013 Çarşamba
FED Parasal Genişleme
Amerika
Merkez Bankası FED, ülkede meydana gelen krizi önlemek için çeşitli para
politikaları uyguladı. Bunlara örnek verecek olursak Twist operasyonu ve
Quantitative Easing (Parasal Genişleme) son yıllarda en göze çarpanları oldu. En
önemlisi ise Quantitative Easing (Parasal Genişleme) olduğu herkes tarafından
biliniyor. Merkez bankaları faiz oranlarını düşürüp piyasayı canlandırmayı
amaçlar. Ancak FED bu para politikasını uyguladı ve başarılı olamadı. Ardından,
FED parasal genişleme politikasına başvurdu. Ülke faiz oranlarını düşürüp
piyasaları canlandıramadığı zaman, merkez bankaları para basar ve bu paraları
tahvil, bono gibi menkul kıymet ürünlerini satın alarak piyasaya sürer ve
ekonomiyi canlandırmayı amaçlar. Parasal genişlemeye ilk kullanan ülke 2000-2006
yılları arasında deflasyondan kurtulmayı amaçlayan Japonya olmuştur. Parasal
genişleme ilk olarak Amerika’da 2008 yılında yaşanan Subprime Mortgage
Krizinden sonra uygulandı. FED yatırım bankalarının elinde bulunan riskli
finansal ürünleri ve hisse senetlerinin nakit karşılığını satın aldı. FED
buradaki amacı parasal genişleme ile harcamayı teşvik etmek, işsizliği azaltmak
ve ekonomide büyümeyi amaçlamak oldu. Yalnız 2009-2010 yılında yapılan QE
parasal genişleme politikasına rağmen ekonomi küçüldü, sanayi endeksleri düştü,
enflasyon arttı ve işsizlik yükseldi. FED 2009-2010 yılında başarısız olmasına
rağmen 2014 yılına girerken hala önemini korumaya devam ediyor. Genel olarak tabloya baktığımız zaman FED
bastığı yeni para ile finansal aracı kurumların elinde bulundurduğu menkul
kıymet ürünlerini satın alıyor. Bu para finansal aracı kurumların müşterilerine
enjekte ediliryor. Diğer yandan yeni basılan para reel ekonomiye enjekte
ediliyor. Parasal genişleme bittiği zaman bu döngü tekrar ters çalışıyor ve.
FED’in aldığı menkul kıymetler, finansal aracı kurumlara tekrar geri dönüyor.
Buna gelmeden önce Parasal genişleme döngüsünün en önemli özelliği, piyasaya
kolay bir şekilde yeni basılan parayı entegre etmesidir. Yeni basılan pare
fincansal aracı kurum müşterilerinin yanı sıra farklı yatırım kanallarında
kullanılmasına neden olur. Bu yatırımcı için büyük bir fırsat ve ülke
ekonomisinin uzun dönemde iyileşesi için önemli bir çözüm olarak görülmektedir.
Burada önemli olan tabloda görüldüğü gibi basılan para bu kanallardan çıkarken
etkisi nasıl olacak.
Quantitative
Esaing (Parasal Genişleme) Etkilediği Alanlar
-Enflasyon:
Uzun dönemde arzını ektiler ve fiyatların genel seviyesinde artışa neden olur.
Bu durumda enflasyona neden olur.
-Likitide
Tuzağı: QE paranın dolaşımını arttırmasıyla ekonomiyi büyütür. Paranın
dolaşımının artması ve daha fazla kanala entegre edilmesi ülkeyi likitide
tuzağından kurtarır.
-Makro
Ekonomi: Ülkenin makro ekonomik etkenlerine olumlu ya da olumsuz etkide
bulunur. Bunların en önemlileri: İşsizlik, Enflasyon, Ekonomik Büyüme.
18 Kasım 2013 Pazartesi
Enflasyon ve Türkiye
Hepimizin bildiği gibi sokakta,
pazarda, markette vatandaşlarımız bir malın fiyatı arttığı zaman gene enflasyon
arttı şeklinde yorumlarlar. Hatta yüksek eğitim almış vatandaşlar bile bir
malın fiyatındaki ani artışı enflasyonda meydana gelen bir haretlenme diye aralarında konuşurlar. Öncelikle enflasyonun doğru tanımı fiyatlar seviyesindeki artıştır. Peki, vatandaşa göre bir malın fiyatı artıyor fakat enflasyon değişmiyor. Hatta bir
çok ürünün fiyatı artıyor enflasyon gene değişmiyor. Bir malın fiyatının bir
kez artması o malın enflasyon olarak algılanamaz. Enflasyon artışında bir malda
fiyatın sürekli artıyor olması lazımdır. Örnek olarak ekmek fiyatlarında bir
seferlik bir fiyat sıçraması yaşanabilir ve ekonomide bir seferlik bir fiyat
artışı olabilir. Sonra ekonomide fiyatlar bu çıktığı düzeyde kalıp herhangi bir
değişme olmuyorsa, ekonomi yeni duruma uyum sağlamıştır. Yani ekmek fiyatları
ekonomiyi etkilememektedir. Ekmekte yaşanan bu fiyat artışı enflasyon sayılmaz.
Temel olarak enflasyona 2 şekilde bakarız: Üretici fiyatları Endeksi ve
Tüketici fiyatları endeksi. Enflasyonu belirlemek için TÜİK araştırmalar yapar.
Bu araştırmalarında ilk olarak satış fiyatları üreticilerden toplanan bilgiye dayanan araştırmadır. Diğeri ise malların tüketiciye fiyatları esas alınıp
(TÜFE) yapılan araştırmadır. Genel olarak vatandaş TÜFE’ye odaklanır. Çünkü
satıcılar bir fiyatta artışla karşılaşıyorlarsa bu vatandaşa daha sonraki
aylarda yansıtılır. ÜFE endeksi TÜFE’yi tahmin etmede kullanılan önemli bir
endekstir. Söylediğimiz gibi TÜİK enflasyonu ölçmek için araştırmalar yapar. Bu
araştırma yöntemi ise anket şeklinde hane halkı dolaşılır ne tüketip me harcama
yaptıkları sorulur. Ortaya çıkan sonuca göre ise TÜİK bir sepet oluşturur. Bu
sepetin içinde yiyecek içecek gibi mallar saptanıyor. Anketten çıkan en çok
kullanılan mallar bütçe ağırlıklarına göre sıralanıyor. Önemli bir noktaya
değinmek istiyorum, endeksin başlangıç değeri 100’dür. Eğer bu endeks 140
olursa bir yılda ekonomide yüzde 40 enflasyon yaşanmış diye yorumlanır. Ekmek
örneğini tekrar ele almak istiyorum ekmeğin fiyatı artmış ancak ekmeye paralel
şekilde benzeyen başka bir malın fiyatı düşmüş. Ancak ikiside aynı fiyatta
artış ve azalış yaşamışsa TÜFE’de bir artış olmamıştır. Enflasyonu kısa ve öz
olarak anlatmaya çalıştım. Umarım anlaşılmıştır. Türkiye’de yaşanan son enflasyon
durumu hakkında bilgi vermek istiyorum. Üçüncü çeyrekte enflasyon oranı
beklenenin üzerinde gelerek yüzde 7.9 oranında açıklandı. Bu artışa en büyük
neden ise Türk lirasının diğer para birimleri karşısından değer kaybetmesinden
kaynaklandı. TL’nin değer kaybetmesi işlenmiş gıda fiyatlarının artmasına neden
oldu ve buda enflasyonu arttırdı. Son olarak merkez bankası politikalarını
yaparken enflasyona çözüm bulmaya çalışır. TCMM hedefi ise 2014 yılında
enflasyonu yüzde 5’e düşürmek ve bunun için sıkı ekonomi politikaları uyguluyorlar.
Önemli bir noktaya değinmek istiyorum Merkez bankası bazı malların fiyat
istikrarını düzenlemede müdahalede bulunamaz, buna petrol örneği verebiliriz.
Bu yüzden Merkez bankası ayrı endeksler oluşturur. Bu oluşturduğu endekslerde
kendi para politikalarının çalışıp çalışmadığını analiz eder. Bu endeksler
genelde petrol gibi merkez bankasının müdahale edemediği mallardan arındırılmış
olur. Son olarak söylemek istediğim Enflasyon artışında yada artış beklentilerinde,
USDTL vadelide yada spotta sell pozisyona girilip. USDTL paritesinin geri
çekilmelerinden avantajlar sağlanabilir.
12 Kasım 2013 Salı
Günün Özeti
ABD Chicago FED Endeksi beklendiği gibi yükseliş yaşadı. ABD hisseleri zirvenin altında dalgalı seyrediyor. Dün bahsettiğimiz gibi altında teknik olarak alt destek kademelerini test etti. Bu seviye 4 haftanın en düşük seviyesi. Batı Teksas petrolü yükselen trendinin ardından dün düzeltme satışları geldi. Gelişen piyasalar endeksleri satıcılı seyrini korudu. BIST günü 71.904,63 seviyesinde kapadı. EURUSD paritesi düşüşün ardından dün alıcı seyrederek 1.34 seviyesine tutundu. DolarTL yükselen trendine devam etti. Yarın Eylül Türkiye Cari Açık Verisi var. Yarın Uluslararası piyasalarda herhangi bir sert hareket beklemiyoruz. Yakın destek direnç seviyeler test etmesi ihtimali yüksektir.
Cari Açık Ve Çözüm Yolları
Yarın Türkiye
Eylül Cari Açık verisi açıklanacak. Cari açık hakkında sizlere bilgi vermek
istiyorum. Öncelikle dış ticaret dengesi hakkında bilgi vermek istiyorum.
Türkiye’nin yurt dışından yabancı para ödeyerek yaptığı para ödemesi ile sattığı
mallardan kazandığı para arasındaki farka dış ticaret dengesi denir. Eğer ülkenin ithalatı ile ihracatı eşit
olursa ülkede dış ticaret dengesi yaşanır. Ülkenin ihracatı ithalatından fazla ise dış
ticaret fazlası yaşanır. Ülkenin ithalatı ihracatından fazla ise dış ticaret
fazlası yaşanır. Yalnız Türkiye yalnız ihracat ve ithalat yapmaz bunun yanında
farklı hizmetler ve faiz gelir giderleri vardır. Dış ticarete bunları eklersek
cari açık dengemizi bulmuş oluruz. Şimdi yarın açıklanacak olan cari açık
verisinin nasıl hesaplandığına bakalım:
(İhracat+hizmet
gelirleri+diğer gerlirler)-(ithalat+hizmet giderleri+diğer giderler) +/- Cari
transferler
Hizmet gelir
yada giderlerine baktığımız zaman inşaat sektörü, turizm ve ulaştırma gibi
sektörler düşünebiliriz. Diğer gelirler (FDI)
doğrudan yabancı yatırımlar, faiz, hisse senedi geliri düşünülebilir. Cari
transferler ise yurt dışına yaşayan vatandaşlarımızın Ülkeye gönderdikleri
paralardır. Bir önceki ay Cari açık -2
milyar dolar. Ekim ayı beklenti ise -2.73 milyar dolar. Türkiye verilere
bakıldığı zaman Eylül ayında dış ticaret açığı ve buna bağlı olarak cari açık
vermiştir. Eylül ayında ise dış ticaret açığı ve cari açıkta artış
beklenmektedir. Ülkenin kronik problemi olan cari açığı nasıl kurtulması
gerektiği üzerinde çalışılmalıdır. Ülkemize gelen sıcak parayı kısa ömürlü
olması yerine bu paralarının uzun yıllar ülke ekonomisinde kalması için
devletin yeni politikalar üretmesi lazımdır. Ülkede hizmet sektörüne yapılacak
yeni yatırımlar cari açığı düşürecektir. Turizm sektörüne yeni ve yaratıcı
teşvik ve çözümler getirilebilir. Ülke yerli sanayisine devlet vergi
indirimlerine gitmeli ve yatırımcıya destek vermelidir. Ülkedeki ithal ikameciligi
kısmi olarak azaltılmalıdır. Finans sektöründe yeni oluşturulacak yatırım
araçları. Yeni portföy yelpazesi yabancı yatırımcıyı cezbeder ve yatırımları
ülkeye çeker. Son olarak söylemek
isteğim Asya ülkeleri örnek alınıp yeni ve yaratıcı ürünler yaratılması ve
bunların dünyaya entegrasyonu ülkenin milli gelirine katkı sağlar buda cari
açığı düşürür. En önemli nokta olarak ARGE gözümüze çarpıyor. Devlet ne kadar
çok ARGE yatırımı yapması dolaylı yoldan gayri safi yurt içi hasılaya katkı
sağlar, buda cari açığı düşürür.
11 Kasım 2013 Pazartesi
Altın, Omuz Baş Omuz formasyonu
OMUZ BAŞ OMUZ FORMASYONU
Altın geçen hafta gelen olumlu ABD verileri sonrası sert satışlar gerçekleşmişti. 1280 destek seviyesine tutunan altında omuz baş omuz formasyonu oluştu. Gelecek haftalarda boyun çizgisini kırması dahilinde 1230 seviyelerine kadar geri çekilmeler yaşanabilir. Bu formasyonu ABD parasal genişleme haberleri desteklerse gerçekleşme şansı yüksektir. Genel çerçeveden baktığımızda altını bu kadar spekülatif satışa zorlayan en önemli faktör QE bitecek mi yoksa ne zaman bitecek söylemleri. Kendi düşüncem altının parasal genişlemenin sonlanması (QE) yani merkez bankasının elektronik para basma mantığı ile yaptığı geçici önlemi bitirmeye başlaması altını gerçek anlamda fiyatlamaya başlayacaktır. Bu da sert satış gerçekleşme ihtimalini doğuruyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
