Venbey Yatırım Araştırma Uzmanı

28 Ocak 2014 Salı

Dolar Nereye Gidiyor

2013’ün son ayında yaşanan yolsuzluk operasyonu ve ardından yaşanan siyasi gerginlik TL’in değer kaybettirmesine neden olmuştu. İçerde yaşanan bu siyasal gerginliğin etkisi USDTL paritesi her hafta yeni rekor kırmasına ve 2.39 seviyesine gelmesine neden olmuştu. Bu seviyeye gelmesinde ki en önemli etkenlerden biride Merkez’in Kararsızlıkları oldu. Bu hafta yaşanan etki ise Merkez’in para politikası toplantı kararı alması USDTL paritesine düzeltme getirdi ve 2.25 seviyelerine geri çekilmesini sağladı. Bu gece saat 24.00’da Para Politikası Kurulu yakın dönemdeki gelişmeleri değerlendirecek ve fiyat istikrarı için gerekli gördüğü tedbirleri açıklayacak. Merkezin yaptığı bu açıklama ile hala satış baskısı devam ediyor. Piyasalarda beklenen ise faiz artırımı. Benim kendi düşüncem ise üst sınırda 250 baz puan bir artış olacağıdır. Yaşanan bu gelişmelerin ardından BIST gün içinde dalgalı seyir izledi ve günü yüzde 65.543.70 puan seviyesinde yüzde -1.59 kayıpla kapadı. Piyasaların istediği şekilde Merkez’den bir adım gelirse kurda sert satış beklenmelidir. Teknik olarak 2.25’i kırması halinde 2.2350 ve ardından 2.2000 seviyelerine kadar geri çekilmeler yaşanabilir.  Aksi bir durum olması halinde, eğer piyasaların tatmin olmaması durumun da, USDTL paritesi yukarı yönlü ralli yapacaktır. Piyasalar kötü bir ortam oluşacak endekslerde sert kayıplar yaşanacaktır. Buda önemli olan nokta merkez bankasının atacağı ılımlı adımlardır. Kendi düşünce bu gece ılımlı adımlar gelecek ve USDTL paritesinde satış baskısı yaşanacak ve 2.23 çevrelerine kadar gerileyecektir. Bu noktada ABD’den gelen haberlerde önem taşımaktadır. Çarşamba günü açıklanacak olan Varlık Alım politikası ile ilgili tutanaklar piyasanın odağında olacaktır. Eğer bugün merkezden olumlu haber gelir ise 2.23 seviyelerinde kadar gerileme olur ve ardından USDTL paritesi FED etkisine girer yarın aksam saatlerine kadar Dolar spekülasyonları yaşanır. Benim kendi düşüncem USDTL’de geri çekilmeler olacak ve bu destek kademelerinden kısa alım tepkileri gelecektir. Uzun dönemde ise FED’ten gelicek haberler ve Seçim etkisi paritede 2.25 çevrelerinde seyir yaşanmasına neden olacaktır.  Gün içinde yaşanacak sert hareketlerde dikkatli olunmalı ve stoplu çalışılmalıdır. 

27 Ocak 2014 Pazartesi

Altın Nereye Gidiyor



Geçen hafta 1250-1260 bandında seyrine devam eden altın haftanın son günü Çin PMI verisinin beklenenden olumsuz gelmesi ile altın 1260 ons bandını kırarak 1270 seviyesini test etti ve haftayı kapadı. Altından bu hafta 1260 ons çevresinde işlem görüyor ve hala yukarı yönlü potansiyeli var. Potansiyelin yukarı oluşmasının altında birçok etken vardır. Bunları özetle sıralayabiliriz. Geçen hafta düşük gelen Çin PMI endeksi piyasalarda Çin Ekonomik büyümesinin düşeceği şeklinde algılandı. Buda altına olan talebi arttırdı. Diğer önemli bir etken Gelişmekte olan ülkelerde endekslerde değer kayıpları yaşandı.  Bu hafta başında da devam etti. Endekslerin düşmesi altına olan talebi arttırdı. Diğer önemli etken ise FED’in bu Çarşamba Faiz Kararı ve Varlık alım politikasına yapacağı açıklamalar altında diğer yön belirleyici etken olacaktır. Varlık alımlarından sert bir çıkış olmadığı takdirde piyasalar bunu olumlu algılayacak ve altın 1260ons üstü potansiyel oluşturacaktır. Genel olarak Dünya’da elinde altın kontratı tutan yatırımcılara baktığımız zaman büyük bir çoğunluk uzun pozisyondalar. Çarşamba sonrası altına gelecek talep 1270 seviyesinin hedef görülmesine neden olacaktır. Teknik olarak baktığımız zaman altın 1260ons altında kalması dâhilinde 1255 ve 1250 desteklerine kadar geri çekilme ihtimali olabilir. Ancak, 1250ons kırılmamadan altında satış baskısı oluştu demek yanlış olur. 1250 ons kırılması halinde ilk olarak 1230 kademelerine kadar geri çekilecektir. Bu kademleri bırakması halinde 1200 ons en kötü senaryodur. Diğer bir yandan söylediğimiz sebepler dâhilinde 1260ons üstü potansiyel oluşursa 1270 direnci hedef olarak görünecektir. Kırılması halinde 1300 seviyesine kadar ralli yapabilir. Bu hafta içinde 1300 ons üstü potansiyel oluşacağını düşünmüyorum. Altın için 1250 ve 1270 önemli seviyelerdir. Bunların kırılması dâhilinde piyasa yönünde long ve short pozisyona girilebilir. 

18 Aralık 2013 Çarşamba

FED Parasal Genişleme

Amerika Merkez Bankası FED, ülkede meydana gelen krizi önlemek için çeşitli para politikaları uyguladı. Bunlara örnek verecek olursak Twist operasyonu ve Quantitative Easing (Parasal Genişleme) son yıllarda en göze çarpanları oldu. En önemlisi ise Quantitative Easing (Parasal Genişleme) olduğu herkes tarafından biliniyor. Merkez bankaları faiz oranlarını düşürüp piyasayı canlandırmayı amaçlar. Ancak FED bu para politikasını uyguladı ve başarılı olamadı. Ardından, FED parasal genişleme politikasına başvurdu. Ülke faiz oranlarını düşürüp piyasaları canlandıramadığı zaman, merkez bankaları para basar ve bu paraları tahvil, bono gibi menkul kıymet ürünlerini satın alarak piyasaya sürer ve ekonomiyi canlandırmayı amaçlar. Parasal genişlemeye ilk kullanan ülke 2000-2006 yılları arasında deflasyondan kurtulmayı amaçlayan Japonya olmuştur. Parasal genişleme ilk olarak Amerika’da 2008 yılında yaşanan Subprime Mortgage Krizinden sonra uygulandı. FED yatırım bankalarının elinde bulunan riskli finansal ürünleri ve hisse senetlerinin nakit karşılığını satın aldı. FED buradaki amacı parasal genişleme ile harcamayı teşvik etmek, işsizliği azaltmak ve ekonomide büyümeyi amaçlamak oldu. Yalnız 2009-2010 yılında yapılan QE parasal genişleme politikasına rağmen ekonomi küçüldü, sanayi endeksleri düştü, enflasyon arttı ve işsizlik yükseldi. FED 2009-2010 yılında başarısız olmasına rağmen 2014 yılına girerken hala önemini korumaya devam ediyor.  Genel olarak tabloya baktığımız zaman FED bastığı yeni para ile finansal aracı kurumların elinde bulundurduğu menkul kıymet ürünlerini satın alıyor. Bu para finansal aracı kurumların müşterilerine enjekte ediliryor. Diğer yandan yeni basılan para reel ekonomiye enjekte ediliyor. Parasal genişleme bittiği zaman bu döngü tekrar ters çalışıyor ve. FED’in aldığı menkul kıymetler, finansal aracı kurumlara tekrar geri dönüyor. Buna gelmeden önce Parasal genişleme döngüsünün en önemli özelliği, piyasaya kolay bir şekilde yeni basılan parayı entegre etmesidir. Yeni basılan pare fincansal aracı kurum müşterilerinin yanı sıra farklı yatırım kanallarında kullanılmasına neden olur. Bu yatırımcı için büyük bir fırsat ve ülke ekonomisinin uzun dönemde iyileşesi için önemli bir çözüm olarak görülmektedir. Burada önemli olan tabloda görüldüğü gibi basılan para bu kanallardan çıkarken etkisi nasıl olacak.

Quantitative Esaing (Parasal Genişleme) Etkilediği Alanlar
-Enflasyon: Uzun dönemde arzını ektiler ve fiyatların genel seviyesinde artışa neden olur. Bu durumda enflasyona neden olur.
-Likitide Tuzağı: QE paranın dolaşımını arttırmasıyla ekonomiyi büyütür. Paranın dolaşımının artması ve daha fazla kanala entegre edilmesi ülkeyi likitide tuzağından kurtarır.

-Makro Ekonomi: Ülkenin makro ekonomik etkenlerine olumlu ya da olumsuz etkide bulunur. Bunların en önemlileri: İşsizlik, Enflasyon, Ekonomik Büyüme. 

18 Kasım 2013 Pazartesi

Enflasyon ve Türkiye

Hepimizin bildiği gibi sokakta, pazarda, markette vatandaşlarımız bir malın fiyatı arttığı zaman gene enflasyon arttı şeklinde yorumlarlar. Hatta yüksek eğitim almış vatandaşlar bile bir malın fiyatındaki ani artışı enflasyonda meydana gelen bir haretlenme diye aralarında konuşurlar. Öncelikle enflasyonun doğru tanımı fiyatlar seviyesindeki artıştır. Peki, vatandaşa göre bir malın fiyatı artıyor fakat enflasyon değişmiyor. Hatta bir çok ürünün fiyatı artıyor enflasyon gene değişmiyor. Bir malın fiyatının bir kez artması o malın enflasyon olarak algılanamaz. Enflasyon artışında bir malda fiyatın sürekli artıyor olması lazımdır. Örnek olarak ekmek fiyatlarında bir seferlik bir fiyat sıçraması yaşanabilir ve ekonomide bir seferlik bir fiyat artışı olabilir. Sonra ekonomide fiyatlar bu çıktığı düzeyde kalıp herhangi bir değişme olmuyorsa, ekonomi yeni duruma uyum sağlamıştır. Yani ekmek fiyatları ekonomiyi etkilememektedir. Ekmekte yaşanan bu fiyat artışı enflasyon sayılmaz. Temel olarak enflasyona 2 şekilde bakarız: Üretici fiyatları Endeksi ve Tüketici fiyatları endeksi. Enflasyonu belirlemek için TÜİK araştırmalar yapar. Bu araştırmalarında ilk olarak satış fiyatları üreticilerden toplanan bilgiye dayanan araştırmadır. Diğeri ise malların tüketiciye fiyatları esas alınıp (TÜFE) yapılan araştırmadır. Genel olarak vatandaş TÜFE’ye odaklanır. Çünkü satıcılar bir fiyatta artışla karşılaşıyorlarsa bu vatandaşa daha sonraki aylarda yansıtılır. ÜFE endeksi TÜFE’yi tahmin etmede kullanılan önemli bir endekstir. Söylediğimiz gibi TÜİK enflasyonu ölçmek için araştırmalar yapar. Bu araştırma yöntemi ise anket şeklinde hane halkı dolaşılır ne tüketip me harcama yaptıkları sorulur. Ortaya çıkan sonuca göre ise TÜİK bir sepet oluşturur. Bu sepetin içinde yiyecek içecek gibi mallar saptanıyor. Anketten çıkan en çok kullanılan mallar bütçe ağırlıklarına göre sıralanıyor. Önemli bir noktaya değinmek istiyorum, endeksin başlangıç değeri 100’dür. Eğer bu endeks 140 olursa bir yılda ekonomide yüzde 40 enflasyon yaşanmış diye yorumlanır. Ekmek örneğini tekrar ele almak istiyorum ekmeğin fiyatı artmış ancak ekmeye paralel şekilde benzeyen başka bir malın fiyatı düşmüş. Ancak ikiside aynı fiyatta artış ve azalış yaşamışsa TÜFE’de bir artış olmamıştır. Enflasyonu kısa ve öz olarak anlatmaya çalıştım. Umarım anlaşılmıştır. Türkiye’de yaşanan son enflasyon durumu hakkında bilgi vermek istiyorum. Üçüncü çeyrekte enflasyon oranı beklenenin üzerinde gelerek yüzde 7.9 oranında açıklandı. Bu artışa en büyük neden ise Türk lirasının diğer para birimleri karşısından değer kaybetmesinden kaynaklandı. TL’nin değer kaybetmesi işlenmiş gıda fiyatlarının artmasına neden oldu ve buda enflasyonu arttırdı. Son olarak merkez bankası politikalarını yaparken enflasyona çözüm bulmaya çalışır. TCMM hedefi ise 2014 yılında enflasyonu yüzde 5’e düşürmek ve bunun için sıkı ekonomi politikaları uyguluyorlar. Önemli bir noktaya değinmek istiyorum Merkez bankası bazı malların fiyat istikrarını düzenlemede müdahalede bulunamaz, buna petrol örneği verebiliriz. Bu yüzden Merkez bankası ayrı endeksler oluşturur. Bu oluşturduğu endekslerde kendi para politikalarının çalışıp çalışmadığını analiz eder. Bu endeksler genelde petrol gibi merkez bankasının müdahale edemediği mallardan arındırılmış olur. Son olarak söylemek istediğim Enflasyon artışında yada artış beklentilerinde, USDTL vadelide yada spotta sell pozisyona girilip. USDTL paritesinin geri çekilmelerinden avantajlar sağlanabilir.  

12 Kasım 2013 Salı

Günün Özeti

ABD Chicago FED Endeksi beklendiği gibi yükseliş yaşadı. ABD hisseleri zirvenin altında dalgalı seyrediyor. Dün bahsettiğimiz gibi altında teknik olarak alt destek kademelerini test etti. Bu seviye 4 haftanın en düşük seviyesi. Batı Teksas petrolü yükselen trendinin ardından dün düzeltme satışları geldi. Gelişen piyasalar endeksleri satıcılı seyrini korudu. BIST günü 71.904,63 seviyesinde kapadı. EURUSD paritesi düşüşün ardından dün alıcı seyrederek 1.34 seviyesine tutundu. DolarTL yükselen trendine devam etti.  Yarın Eylül Türkiye Cari Açık Verisi var. Yarın Uluslararası piyasalarda herhangi bir sert hareket beklemiyoruz. Yakın destek direnç seviyeler test etmesi ihtimali yüksektir. 

Cari Açık Ve Çözüm Yolları

Yarın Türkiye Eylül Cari Açık verisi açıklanacak. Cari açık hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum. Öncelikle dış ticaret dengesi hakkında bilgi vermek istiyorum. Türkiye’nin yurt dışından yabancı para ödeyerek yaptığı para ödemesi ile sattığı mallardan kazandığı para arasındaki farka dış ticaret dengesi denir.  Eğer ülkenin ithalatı ile ihracatı eşit olursa ülkede dış ticaret dengesi yaşanır.  Ülkenin ihracatı ithalatından fazla ise dış ticaret fazlası yaşanır. Ülkenin ithalatı ihracatından fazla ise dış ticaret fazlası yaşanır. Yalnız Türkiye yalnız ihracat ve ithalat yapmaz bunun yanında farklı hizmetler ve faiz gelir giderleri vardır. Dış ticarete bunları eklersek cari açık dengemizi bulmuş oluruz. Şimdi yarın açıklanacak olan cari açık verisinin nasıl hesaplandığına bakalım:
(İhracat+hizmet gelirleri+diğer gerlirler)-(ithalat+hizmet giderleri+diğer giderler) +/- Cari transferler

Hizmet gelir yada giderlerine baktığımız zaman inşaat sektörü, turizm ve ulaştırma gibi sektörler düşünebiliriz.  Diğer gelirler (FDI) doğrudan yabancı yatırımlar, faiz, hisse senedi geliri düşünülebilir. Cari transferler ise yurt dışına yaşayan vatandaşlarımızın Ülkeye gönderdikleri paralardır.  Bir önceki ay Cari açık -2 milyar dolar. Ekim ayı beklenti ise -2.73 milyar dolar. Türkiye verilere bakıldığı zaman Eylül ayında dış ticaret açığı ve buna bağlı olarak cari açık vermiştir. Eylül ayında ise dış ticaret açığı ve cari açıkta artış beklenmektedir. Ülkenin kronik problemi olan cari açığı nasıl kurtulması gerektiği üzerinde çalışılmalıdır. Ülkemize gelen sıcak parayı kısa ömürlü olması yerine bu paralarının uzun yıllar ülke ekonomisinde kalması için devletin yeni politikalar üretmesi lazımdır. Ülkede hizmet sektörüne yapılacak yeni yatırımlar cari açığı düşürecektir. Turizm sektörüne yeni ve yaratıcı teşvik ve çözümler getirilebilir. Ülke yerli sanayisine devlet vergi indirimlerine gitmeli ve yatırımcıya destek vermelidir. Ülkedeki ithal ikameciligi kısmi olarak azaltılmalıdır. Finans sektöründe yeni oluşturulacak yatırım araçları. Yeni portföy yelpazesi yabancı yatırımcıyı cezbeder ve yatırımları ülkeye çeker.  Son olarak söylemek isteğim Asya ülkeleri örnek alınıp yeni ve yaratıcı ürünler yaratılması ve bunların dünyaya entegrasyonu ülkenin milli gelirine katkı sağlar buda cari açığı düşürür. En önemli nokta olarak ARGE gözümüze çarpıyor. Devlet ne kadar çok ARGE yatırımı yapması dolaylı yoldan gayri safi yurt içi hasılaya katkı sağlar, buda cari açığı düşürür. 

11 Kasım 2013 Pazartesi

Altın, Omuz Baş Omuz formasyonu

OMUZ BAŞ OMUZ FORMASYONU
Altın geçen hafta gelen olumlu ABD verileri sonrası sert satışlar gerçekleşmişti. 1280 destek seviyesine tutunan altında omuz baş omuz formasyonu oluştu. Gelecek haftalarda boyun çizgisini kırması dahilinde 1230 seviyelerine kadar geri çekilmeler yaşanabilir. Bu formasyonu ABD parasal genişleme haberleri desteklerse gerçekleşme şansı yüksektir. Genel çerçeveden baktığımızda altını bu kadar spekülatif satışa zorlayan en önemli faktör QE bitecek mi yoksa ne zaman bitecek söylemleri. Kendi düşüncem altının parasal genişlemenin sonlanması (QE) yani merkez bankasının elektronik para basma mantığı ile yaptığı geçici önlemi bitirmeye başlaması altını gerçek anlamda fiyatlamaya başlayacaktır. Bu da sert satış gerçekleşme ihtimalini doğuruyor.